[ Posted byYılmaz ÖZCAN, June 25, 2011 4:10 PM ] THE MESSAGE-1
Yılmaz ÖZCAN yylmzcn@hotmail.com The subject: The Latin Writing of Circassian Konu: Adıgece’nin Latin Yazısı Zy guiqhu tc’inur: Adighebzem yi Latyn Txik’er
Değerli Adıge İnsanı,
Sizi selamlıyorum! Adıgeler Adıgece’ye sahip çıkmamız gerektiğini düşündüğüm için, "Adıgece’nin Latin Yazısı”nı açıklayan ilişikteki yazıları dikkatinize sunuyorum. Çok sayıdaki Adıgece Dilbilimci’nin yüz yılı aşan bir zaman boyunca üzerinde çalıştığı "Adıgece’nin Latin Yazısı,” oluşumunu tamamlayarak ortaya çıkmıştır. "Adıgece’nin Latin Yazısı;” Adıgece’nin yazılarını yeterli olarak "okunuşlu ve kullanışlı” duruma getirebilen tek yazı sistemidir. Adıgece’nin yaşayabilmesi için; Adıgeler, "Adıgece’nin Latin Yazısı”nı, doğru olarak, gittikçe artan bir yoğunlukla kullanmamız gerekmektedir. Bu nedenle; "Adıgece’nin Latin Yazısı”nı kısaca açıklayan ilişikteki yazıları inceleyeceğinizi, beraber yaşadığınız Adıgeler’e o yazıların CD’lerini ulaştırarak, uzaklarda yaşayan bildiğiniz Adıgeler’e ise o yazıları internetle ileterek onların da incelemelerini sağlayacağınızı umuyorum. Size sağlık ve esenlikler temenni ederim. 26.05.2011
Yılmaz ÖZCAN EKİ : "Adıgece’in Latin Yazısı”nı açıklayan yazılar
Tiflis Çerkes soykırımını tanıdı. Amaç 2014 Soçi Olimpiyatlarını iptal ettirmek.
Çerkesler için 21 Mayıs 1864, Holocaust’un Yahudilere anımsattığından daha azını anımsatmıyor. Ermenilerin Meds Yeghern yarasından çok daha derindir 21 Mayıs’ın yarası. Ama Çerkes trajedisi bugüne kadar hep öksüz kaldı. Hatta Çerkes torunları, atalarının trajedisine daha yeni yeni uyanıyor. Türkiye’de de demokratik açılım sürecine paralel olarak ‘Çerkes’ duyarlılığının hissedilir hale geldiği bir dönemde Gürcistan, ‘Çerkes soykırımı’nı tanıyarak Rusya’ya yumuşak karnına umulmadık bir kroşe indirdi. Trajediye ‘soykırım’ diyen ilk ülke oldu. Böylece Çerkes meselesi uluslararası alana taşınma şansı yakaladı. Bu Çerkesler için stratejik bir kazanım olmalı! Peki ya öyle mi?
21 Mayıs’ta Kayseri’de sürgünle ilgili konferansta sıcak gelişme olarak Tiflis’in soykırımı tanıdığını aktardım. Normalde alkış kopmalıydı. Derin bir sessizlik oldu. Bu tavra Gürcüler ‘Rusçuluk’ diye kara çalıyor. 300–400 yılını Rus zulmüne lanet okuyarak geçirmiş nesiller için bu yafta ağır. O halde kararın alkışlanmamasının nedenlerine inilmeli.
Tarihi soğukluk Gürcülere mesafe konulmasının biri tarihi, diğeri ... >>full
Rus İşgalcilerin Grozny’de Bozguna Uğratılışının 16.Yıldönümü
Bu yazı 4 Ocak 2011
Rus zırhlı birlikleri, 31 Aralık 1994 tarihinde sabahın erken saatlerinde Çeçen başkentine saldırıya başladı. 90 bin kişiden oluşan saldırganlar grubu ağır ve hafif askeri donanım, topçu blokları, roket füze fırlatma rampaları ile yan silah ve ekipmanların desteğinde hava kuvvetlerinin koruması ve şiddetli hava saldırıları altında üç koldan Dzhoxar’a (eski Grozny) girdi.
Çeçen komuta kademesinin emri üzerine, tıpkı 26 Ekim 1994 tarihinde Moskova destekli muhalefetin Grozny’e yaptığı saldırıya izin verildiği gibi Rus güçlerinin kent merkezine girmesine müsaade edildi. Akabinde ise ünlü Çeçen karşı saldırısı başladı. Sadece bir gün içerisinde gelişmiş Rus askeri müferezeleri ve askeri ekipmanları yok edildi.
Başkanlık Sarayı’nın önünde şiddetli çatışmalar yaşandı. Çeçen piyade birlikleri ve köylülerden oluşan mobil gruplar bomba atarlar vasıtasıyla tanklara ve zırhlı personel taşıyıcılara ateş açtılar.
Birkaç tanktan oluşan Çeçen birliği zaman zaman şehir merkezine girerek düşman güçlerine ateş açtı. Ancak Çeçen komuta kademesi çatışmaların üçüncü gününde Çeçen zırhlı ...
10 -12 Aralık 2010 tarihleri arasında KAFFED tarafından Abant’ta düzenlenen ‘Ortak Akıl’ başlıklı toplantıya davetli olarak katıldım. Bu nedenle herşeyden önce bu toplantıyı düzenleyenlere, emek sarfedenlere ve beni davet etme nezaketi gösterenlere teşekkür ediyorum.
KAFFED gibi büyük, bürokratik ve komplike bir kurumun Türkiye, Kafkasya ve dünyada Kuzey Kafkasyalılar açısından önemli sonuçları olan hızlı ve çarpıcı siyasi, kültürel ve teknolojik değişimlerin yaşandığı son yirmi yılı, hem bünyesindeki aktivistlerin hem de dışarıdan profesyonel akademisyenlerin katılımıyla analiz etmeye çalışması ve kurumsal geleceğine yön vermeye çalıştığı yönünde bir izlenim vermesi açısından bu toplantıyı değerli buluyorum.
Bununla birlikte toplantı sonrasında ‘Sonuç Bildirisi’ olarak yayınlanan metnin çok ciddi problemler içerdiğini düşünüyor ve toplantının katılımcısı olarak bu konudaki düşüncelerimi belirtmeyi elzem görüyorum. Herşeyden önce bu tip toplantılarda her zaman bir sonuç bildirisi yayınlanmaz, genellikle konuşmacıların söylemlerini özetleyen bir metin oluşturulur. Ancak her katılımcının üzerinde anlaştığı izlenimi verecek bir metin oluşturulacaksa, ki 50 katılımcının ...
Acknowledgement: All available information and documents in "Justice For North Caucasus Group" is provided for the "fair use". There should be no intention for ill-usage of any sort of any published item for commercial purposes and in any way or form. JFNC is a nonprofit group and has no intentions for the distribution of information for commercial or advantageous gain. At the same time consideration is ascertained that all different visions, beliefs, presentations and opinions will be presented to visitors and readers of all message boards of this site. Providing, furnishing, posting and publishing the information of all sources is considered a right to freedom of opinion, speech, expression, and information while at the same time does not necessarily reflect, represent, constitute, or comprise the stand or the opinion of this group. If you have any concerns contact us directly at:
eagle@JusticeForNorthCaucasus.com